Hekimoğlu İsmail kimdir, kaç yaşında? Hekimoğlu İsmail neden öldü, hastalığı neydi?

Hekimoğlu İsmail ismiyle tanınan, "Minyeli Abdullah" ve "Maznun" gibi kitapların yazarı Ömer Okçu hayatını kaybetti.

featured

Minyeli Abdullah ve Maznun kitaplarıyla tanınan ünlü yazar Hekimoğlu İsmail hayata gözlerini yumdu. Asıl adı Ömer Okçu olan yazar, bir süredir rahatsızlığı sebebiyle tedavi görüyordu. Hekimoğlu İsmail kimdir, kaç yaşında? Hekimoğlu İsmail neden öldü, hastalığı neydi?

HEKİMOĞLU İSMAİL KİMDİR?

Asıl adı Ömer Okçu’ olup , yazılarında kullandığı “Hekimoğlu İsmail” müstearı dedesinin adıdır. 1932’de Erzincan’da doğup burada ilk ve orta öğrenimini bitirdikten sonra 1952’de Zırhlı Birlikler Okulu’ndan mezun olmuştur. Daha sonra astsubay olarak göreve başladığı Türk Silahlı Kuvvetleri’nden 1972’de emekli olmuştur.

2009 itibarı ile 80 baskıyı geçen, bir dönem yasaklanıp daha sonra serbest bırakılan Minyeli Abdullah romanını 1967’te yazmış ve bu eser ile tanınmıştır. Gazeteciliğe haftalık İttihad gazetesi ile başlayıp 5 yıl Yeni Asya Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapan ve 1975’te Sur dergisini çıkaran Okçu, Türdav’ın ve Timaş’ın kurucuları arasındadır. Birçok dergi ve gazetede yazılar yazan Hekimoğlu’nun 40’tan fazla eseri olup yurt içi ve yurt dışında yüzlerce konferans vermiştir. Kendisine Harran Üniversitesi tarafından “Edebiyat Doktoru” unvanı verilmiştir.

Yazıları sebebiyle 1950’den itibaren çeşitli zamanlarda hakkında davalar açılmış, gözaltına alınmış, birkaç kere DGM’ye çıkarılmış, 163. maddeden yargılanmış, 1992’de de Zaman’daki “Demek ki öyle…” başlıklı yazısı sebebi ile TCK’nın 159. maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile 1 sene mahkûmiyet cezası alıp 72 gün hapis yatmıştır. Şubat 2002’de felç geçirmesi sonucu sol bacağını ve sol elini kullanmakta zorluk çekmektedir. Askerlik hayatında başladığı kep giyme alışkanlığını bırakmayarak çoğunlukla kepiyle görüntülenen Hekimoğlu, 1988’de başladığı Zaman Gazetesi’ndeki köşe yazarlığını uzun yıllar sürdürmüştür.

3 Şubat 2002’de Eyüp Sultan Camii’nde beyin kanaması geçirmiş, komadan kurtulup evine getirilmesinin ardından 1 Mart 2002’de ikinci defa beyin kanaması geçirmiştir. Kendisine müdahale eden doktorların yüzde 5 yaşama şansı vermesine karşın hayatta kalmış ancak vücudunun sol tarafı felç olmuştur. 10 Haziran 2009’da mide ve bağırsak rahatsızlığı nedeniyle yeniden hastaneye kaldırılmış ve yeni bir ameliyat geçirmiştir.

HEKİMOĞLU İSMAİL DARBEDEN SONRA FETÖ’NÜN DEĞİL ERDOĞAN’IN YANINDA YER ALDI

Oda TV yazarı Asiye Güldoğan’ın haberine göre, Hekimoğlu İsmail Nurcu kökenlidir. AKP-Cemaat işbirliğinin yoğun olduğu dönemde, Fettullah Gülen cemaatine yakınlaşmış ve sahibi olduğu Timaş yayınevinin önemli yöneticileri Gülen cemaatinden oluşmuş ancak kavga başlayınca bu yöneticilerin ayrıldığı iddia edilmiştir.

Asiye Güldoğan, Hekimoğlu İsmail’in Fetö’ye tepkisini ‘Müslüman Darbeci Olamaz’ kitabındaki ifadelere istinaden şöyle anlatmıştır:

15 Temmuz gecesi bütün adı geçen yayınevleri “Fetö darbesine karşı olduklarını” açıkladı. Ama en çok merak edilen Hekimoğlu İsmail’in tavrıydı. Timaş Fetö’ye karşı olduğunu ilk andan itibaren twitter’den duyurmuş, yazarları da bir duyuruya imza atmıştı. Ancak Timaş’tan çok “Hekimoğlu İsmail’in tavrı” merak ediliyordu. Çünkü başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere Ak Partililerin sevdiği saydığı bir isimdi. Ama Hekimoğlu İsmail, “Fethullah Gülen’i ve cemaati çok sevmiş”, yazılarında ve konuşmalarında övmüş, “Gülen’in talebesi olmaktan şeref duyduğunu” ifade etmişti.

“Hekimoğlu İsmail cemaati çok seviyor, zaten ağır hasta, ne olduğunu bile belki anlamıyordur” derken, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yanında olduğunu belirten” bir mektup yazdı. “Gülen’e ve cemaate kıyamaz” diye düşünülürken gelen bu mektup Gülen cemaati tarafından şaşkınlıkla karşılandı. Çünkü Hekimoğlu İsmail sadece bir yazar değil, bir “sembol”dü ve bir “kanaat önderi”ydi.

Zaman’ın en çok okunan yazarı, Gülen’i sevdiğini herkesin bildiği bir isim olan Hekimoğlu İsmail, cemaati “Musibet Mektebi” olarak nitelendiriyor son kitabında. “Hayırlı işler yaptığı sanılan, güzel insanlar yetiştirdiği düşünülen cemaat mektepleri”, meğer Musibet Mektebi’ydi ve bu Musibet Mektebi’nden yetişenler “darbeci” olmuşlardı, milletin silahıyla milleti vurmuşlardı. Bunlar “gafildi, haindi”.

Türkiye, 15 Temmuz 2016 Cuma günü çok tehlikeli darbe girişiminden, büyük bir badireden kurtuldu çok şükür.. Cumhurbaşkanına suikast düzenlenmesi, Meclisin bombalanması, tankların insanları ezmesi akıl alacak hadiseler değil..

Meclis’i bombalayanlar, dindar Cumhurbaşkanımızı öldürmeye çalışanlar, yüzlerce vatandaşı şehit edenler, binlerce insanı yaralayanlar, Minyeli Abdullah’lara mağlup olmuştur.

“Öz sinesine günah dinamitlerini yerleştirip, cemiyetin dalâlet kibritiyle fitilini ateşleyen Müslümanlara, Allah da acımaz. Çünkü bilerek zarara gidene merhamet olunmaz!

Gülen’in “sapıtan âlim” olduğuna değinerek:Kur’ân caddesinde yürüyenle, sapıtan bir değildir. Âlimle cahil müsavî olamaz. Haddini bilenle aşan, aynı terazide tartılamaz.

Hekimoğlu İsmail cemaat mensuplarına ise şu tavsiyeyi vermiş:

“Dünyayı sahibine bırak; sen, kendi kendine sahip olmaya çalış, kendine gel!.. Başkalarının derdine ağlarken, dert küpü haline gelme. Gafleti bırak, tövbe ateşiyle yan, karanlık dünyamıza bir mum ol, yeter.”

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.