Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz’den Fatih Terim’e ağır göndermeler

featured

Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, Türk Telekom Ali Sami Yen Stadyumu’nda basın toplantısı düzenleyerek gündeme dair açıklamalarda bulundu. Cengiz, adaylığı konusunda net önce aday olmayacağını, sonrasında ise devam etmek istediğini söylerken, teknik direktör Fatih Terim ile yola devam etmeyi düşünmediğini söyledi.

Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz’in basın toplantısının satır başları şu şekilde oldu:

Bu sezon şampiyon olamadık. Bir golle kaybettik şampiyonluğu. Kendi rekorumuzu egale ettik. Averajla kaybettik. Bugün biraz kafanızı şişireceğim. Önümüzdeki seçimler test seçimidir. Beni başkanlığa getiren seçim tepki seçimidir. Geçmiş başkana tepki vardı. Kuruldakilerin yarısı beni tanımıyordu. Diğer yarısı beni bilir. Ben o tepki oylarıyla seçimi kazandım ve bir söz verdim. Şampiyon da olsak seçime gideceğiz diye. Seçim 4 adaydı. Ben genel kurulun tercihiyle başkanlığa seçildim ve göreve devam ettik.

Bugün de 3 yılda neler yapmışız ona bakacağız. Bu bir tercih seçimi olmayacak. Galatasaray kendini test edecek. Vefakar mı, aidiyet var mı, takdir mi eder, nankör müdür? Galatasaray kendini test edecek. Takdir edilmezse şaşırırım.

“Kimseden destek istemedim”

Ben kimseye oy atın demem. İki seçim döneminde de bir kişiyi oy için aramadım. Çıkıp yalan söylemesinler. Kimseden destek istemedim. Parasal açıdan demişimdir. Bunu da en çok yapan Abdurrahim Albayrak’tır. İnsanlar o arayınca ‘Ne kadar verelim?’ diyordu. Biz Galatasaray için çalıştık. Geldiğimiz hafta UEFA ile karşılaştık. Üst düzey delegasyonunu yollayıp tanışmak istediler. Avrupa’da kişinin güven vermesi, projeden, arsalardan daha değerlidir. Avrupa bankacılık sistemi doymuş olduğu için proje üzerinden çalışıyorlar ve onu götürecek kişinin güvenirliğine göre veriyorlar. Bizde arsayı götürüp alıyorsunuz krediyi. UEFA bizimle görüşme yaptı. Ben 10-15 dakikasında bulundum. Çok olumlu bir rapor yazdıklarını Şener Erzik’ten öğrendim. Sonrasında bizim maceramız başladı. O 5 ay boyunca her hafta UEFA ile uğraştık. Kaç gere gittiğimi unuttum. Ceplerimizden ödeyerek gittik. Yönetimimim de öyle. Sportif AŞ hariç herkes otel ve uçak paralarını kendisi ödedi. Bunu özellikle söylüyorum ki gelecek başkan ve yönetimler de kendi ceplerinden ödesin. Bu durum bütün maçlar ve deplasmanlar için geçerlidir.

“Terim’e Bodrum ile ilgili laf etmedim”

Sevgili Fatih Terim’e Bodrum ve Amerika ile ilgili bir laf etmedim. Ona yanlış laf götürmüşler. Başka bir şey için söyledim onu. THY’de öyle bir hakkımız var bizim. Konuştuklarımı kayda alıp öyle anlatın. Taşıyan adam yanlış taşıyor. Fatih Hoca ile konuşmadık. Onun bizi gördüğü pozisyon itibariyle bize öyle bir bakış açısı yok. Üst başkan gibi. Sanki biz burada tedarikçiyiz. Geç tedarik edersek kötü oluruz… Futbolculara Nisan ayıyla ilgili borcumuz yok. Mayıs’ı da ödeyeceğiz. İki futbolcu hariç. Birini yönetime hakaret ettiği için gönderdik. Hayatının en iyi Türkçe röportajını verdi zemini ve yönetimi eleştirirken.

Real Madrid ve PSG maçlarında utandım

UEFA tarihinde ilk defa UEFA bir takıma ikinci defa men etmeyip ceza vererek yapılandırma anlaşması yaptı. 4 yıllık anlaşmayla Avrupa kupalarına katıldık. İki yılda yaklaşık 80 milyon Euro gelir elde ettik. Yan gelirleriyle birlikte 100-120 milyon Euro olabilir bu. Real Madrid ve PSG maçlarının aralarında içeri girmedim. Utandım. Taraftardan utandım. Biz bunu hak etmedik. 5 birinden, 6 birinden yedik. Florentino Perez asil bir adam. Yanımda bir tek gole bile sevinmedi. Adam telefon ekranında torunumla resmimi gördü. Hemen bizimkilerden yaşını boyunu öğrenmiş, maç sonu ona forma hazırlattı. Oradaki fotoğrafımız rezalet. Surat ifadem çok kötü. Ondan da özür diledim ifademden ötürü. Taraftarlarımızdan özür dilerim o maçlar için. Sonra da UEFA Avrupa Ligi. O zaman da ya forvet yoktu, ya defans yoktu. Defans yokken en az golü yedik, forvet varken en çok golü attık.

Belhanda problemliydi

İki futbolcumuz problemliydi. Birini ihraç ettik, yönetime hakaret ettiği için. Kötü oynadığı için ihraç etmedik. Taraftara kalsa bir an evvel gönderin diyorlardı. Aynı taraftarların bir bölümü ‘Niye gönderdiniz?’ dedi.

“UEFA’da tarihin en iyi savunmasını yaptık”

4 yıl bizim Avrupa kupalarına katılmamıza izin verdiler. O bize, 2 yılda yaklaşık 80 milyon avro katkı getirdi. Onun yan gelirleriyle birlikte 100-120 milyon avro olabilir. Çünkü marka değeriniz artıyor. Tarihin en iyi savunmasını yaptınız dediler, özel olarak. Adamlar 70 yaşın üstünde, oturdular 3.5 saat bizi dinlediler. Böyle bir şey olamaz. Tarihlerinde ilk defa, bir takıma ikinci defa ceza vererek, yapılandırma anlaşması yaptı. Sevgili Aziz Yıldırım diyordu ya ‘UEFA’yı karıştıracağım.’ UEFA, darmadağın oldu.

“Dün gece hastanedeydim”

Dün gece hastaneye yattım. Vitamin takviyesi yaptılar buraya gelebilmem için. Yeni bir tedavi türüne girdiler beyinden bir şeyleri almak için. 6 gündür baş ağrıları çekiyorum. Kendine acındırıyor diyecekler. Bana acıyanın haline acırım.

“Mutlak destek görürsem aday olurum”

Mustafa Cengiz: İnsan bir noktaya kadar dayanır manevi baskılara. Lanet olsun deyip çekiliyorsunuz. O tweeti yazdığımda sevgili Abdurrahim Albayrak ve Yusuf Günay, Türker Arslan’ın cenazesine gittiler, ben gidemedim. Geldiklerinde moralleri sıfırdı. ‘Muhalif grup liseliler bize düşmana bakar gibi bakıyordu. Nereden geldiniz, bu bizim cenazemiz’ der gibi. Ben kendimi bildim bileli liseyi tutarım. Benim arkadaşıma yapılan kötü söz bana yapılır. Kendimi savunmam, onu savunurum. Ben onları kimseye eleştirtmem. Kendi aramızda birbirimize neler yapıyoruz o ayrı. Adaylık konusunda mevcut koşullar ve ilk seçimde (29 Mayıs) benim yönetimimden biri aday olursa onu destekleyeceğim ve aday olmayacağım. Ben Abdurrahim’e, Yusuf’a ve Okan’a teklif yaptım. Üçü de hayır dedi. Teklifim devam ediyor. Ama şartlar değişir ve yönetimimden ‘aday olmayacağız’ derlerse… Mevcut adayların Galatasaray’a yeterli olmama durumunu görürsem, taraftardan ‘mutlak’ destek görürsem yeniden değerlendireceğim. Bir aylık süreçte göreceğiz. Pandemi şartlarında seçim iptal olabilir. Kapanmayı açtığınızda sayılar tekrar zirve yapabilir. Oğlumu listelere yazmışlar. Arkadaşlar yapmayın. Ben şu an başkanlık yapıyorsam oğlumun sayesinde yapıyorum. İstasyonlara o bakıyor. Oğlumun iş yapmasını istiyorum.

Fatih hoca ile devam etmeyeceğim”

Benim görev sürem bitiyor. Kayyum atanmıyor bunu öğrendik. Ben ayın 1’i itibariyle görev sürem bitiyor ama devam edeceğim seçime kadar. Ben Fatih Hoca ile devam etmeyi düşünmüyorum. Fatih Hoca bizi kulübe çağırıyormuş. Bize ‘Kendinize sahip çıkıp, bana laf atmayın’ diyormuş. Böyle haberler çıkıyor. Hoca’yı arıyorum. Ben öyle bir şey demedim diyor. Sözlerimiz yanlış anlatılıyor. Bodrum ve Amerika olayında da ben öyle bir şeyi kastetmedim. Yakın çevremde ‘Maçlara giderken siz mi ödüyorsunuz’ diye sordular. Ben de yönetim olarak cebimizden ödediğimizi söyledim. Profesyoneller ve Fatih Hoca hariç cebimizden ödüyoruz biletlerimizi ve otel ücretlerimizi. Hoca’nın yerinde olsam arardım ‘Başkanım böyle bir şey dediniz mi’ diye sorardım. Siz hem yargıç, hem savcı hem basın sözcüsü olup hem de hüküm verirseniz olmaz. Abdurrahim bey kendisine ‘Yapma hocam’ dediği halde konuştu ve buralara geldik.

“Eserinle övünebilirsin hocam

Sevgili Fatih Terim Hocamız konuşurken beni buz gibi etti. Yusuf bey yerinden fırladı, benim gözlerim faltaşı gibi açıldı. İçerideki ve dışarıdaki düşmanlar dedi. Bir takım kuruluşlardan bahsettikten sonra doğrudan beni hedef alarak düşman, ‘Ben Bodrum’a gidiyormuşum’ tarzı sözler etti. ultrAslan iki kez beni isim vererek istifaya davet etti. Ben size tek laf söyletmedim. İsmen neden yazıyorsun. Yazarsan da yaz ben kendimi biliyorum. Ne haksızlık, ne yolsuzluk yaptım. Yolsuzluğun da önünü kesmeye çalışıyorum. Her gün hakkımda yazı yazan adam ceza yedi. İhraç ettik. Sen Dursun bey zamanında gitmeliydi. Size düşman diye biriyle nasıl çalışacaksınız? Nasıl teknik direktörlüğünüzü yapabilir? O anda istifa etmeliydi. Ona o yakışırdı. Bu işler sözleşme uzatma çabalarıyla alakalı değil. Şunu al. Ver parayı alalım. Tam tersine bizden para isteniyor. Fatih Hoca’dan bunu beklemezdik. Ben 6 gündür her gün hastanedeyim. Beynimde iki tane çıkmış. Sinirden aramızda uyumayan var. Seni tebrik ediyorum sevgili hocam. Düşmanlarını duman ettin. Bunu başardın, sana helal olsun. Yaptıkların netice veriyor, eserinle övünebilirsin. Şimdi kemoterapiye yeniden başladım. Bir kere evime geçmiş olsuna gelmedin. Oğluma güzel laflar ettin. Benim için oynayacağınızı söyledin. 8 kere yenildik. Keşke benim için oynamasaydınız. Bir kere evime gelmedin.

“Terim özür dilerse çalışabilirim”

Yazıyorlar sosyal medyada Fatih Terim büyüktür Galatasaray. Fatih Terim büyüktür yönetim. Sen başkana, genel kurula hakaret ediyorsun. Başkanlığa hakaret ediyorsun. Sen ancak bizi genel kurula havale edebilirsin. Onursal başkan olarak konuşuyor. Gelecek olan yönetimlere de ‘Dikkat edin, parayla, plan projeyle gelin’ diyor. Sadece bana ayar çekmiyor onursal başkanımız. Gelecek olan adaylara da imkanınız varsa gelin diye ayar çekiyor. O 4 adayın yerinde olsam ‘Sen kimsin ki bize ayar veriyorsun’ derdim. Tam tersine 4 aday da ‘Tüm yetkiler Terim’e’ diye kampanya başlattılar. Bize de yazı yazdılar bütün yetkilerim Fatih Terim’e bırakın diye. Tamam yetkileri Terim’e bıraktık. Alacak mı kefaletleri üzerine? Gelecek olan yönetim kefalete girmesin diye çalışıyoruz. Siz Fatih’e yetki mi vermek istiyorsunuz yoksa bu kefaletlere mi girmek istiyorsunuz? Aday arkadaşlar Fatih Terim’in yanında olduklarını söyledi. Ben yanında değilim. Arkadaşlarım da değil. Fatih Terim’in kulübümüzde büyük bir karizması var. Büyük başarıları kazandı ama yalnız değildi. Ben başkan olduğum sürece kendisiyle çalışmam. Bir şartım var. Çıkıp özür dilerse kendisiyle çalışmayı düşünebilirim.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.