Formula 1 yarışını anlatan spiker kim, adı ne? S Sport spikeri Serhan Acar kimdir, nereli, kaç yaşında?

featured

Formula 1 yarışlarına anlatımıyla daha da heyecanlı hale getiren spiker Serhan Acar’ın kim olduğu merak ediliyor. F1 spikeri Serhan Acar kimdir? Serhan Acar nereli, kaç yaşında? İşte ayrıntılar…

SERHAN ACAR KİMDİR?

Formula 1 yarışlarının efsane spikeri Serhan Acar 5 Şubat 1979 tarihinde Bursa’da dünyaya geldi. Babası inşaat mühendisi, annesi coğrafya öğretmeni olan Acar, ilkokul 3. sınıfa kadar Bursa’da okuduktan sonra, 1986’da babasının işi nedeniyle İstanbul’a taşındı ve o tarihten bu yana yaşamını İstanbul’da sürdürdü. 2000’de çalışmaya başladıktan sonra, 2002 sonunda Yüksek Lisans programını bitirmeden ayrıldı. 2003-2004 Mart tarihleri arasında, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda asteğmen olarak askerlik yaptı. Evli ve bir çocuk babası olan Serhan Acar, hayat hikayesini şu sözlerle anlatıyor:

“Hobilerim arasında başta Formula 1 olmak üzere tüm motor sporlarını seyretmek, özellikle 2. Dünya Savaşı ile ilgili kitaplar okumak, basketbol seyretmek, genelde heavy metal olmak üzere müzik dinlemek ve model otomobil koleksiyonu yapmak yer alıyor. Çocukluğumdan bu yana otomobillere ve özellikle otomobil yarışlarına büyük bir merak duydum hep.

Küçük bir çocuk olmama rağmen 1980’lerin sonunda TRT’de yayınlanan Start programı ve o zamanki adıyla Star 1’de yayınlanan Motorsporları Dünyası programlarını videoya kaydedip, defalarca seyrederdim. Gittiğim ilk yarış, babam ile birlikte seyrettiğimiz ve 1991’de Okmeydanı’nda yapılan İstanbul Pist Yarışı idi. Zamanla otomobil yarışları ve özellikle Formula 1, en büyük tutkum haline geldi.

Hayatımda canlı olarak tamamını seyrettiğim ilk GP, 1993 Güney Afrika Grand Prix’i oldu. 1 Mayıs 1994’te, sporu sevmemi ve belki de dolaylı yoldan şu an yaptığım işlere yönelmemi sağlayan Ayrton Senna’nın hayatını kaybetmesiyle gerçekten yıkıldım. Ancak F1’den soğumak yerine, bu kazadan sonra, sporu daha da yakından takip etmeye başladım.

“F1 YARIŞI SUNACAĞIMA HAYATTA İNANMAZDIM”

Üniversite yıllarından itibaren çoğu zaman ‘Formula 1 hastası’ olarak adlandırılmama rağmen, bu takma adlar beni rahatsız etmiyordu. Bu arada, 1997 yılında, ilk Formula 1 modelimi aldım. O zamanlar, bir F1 yarışını canlı seyredebilmek en büyük hayalimdi. Ancak 7-8 yıl kadar sonra, oturduğum eve yarım saat uzaklıkta bir yere bir F1 pisti yapılacağı, Türkiye’de yapılan Formula 1 yarışında direktör vekili olarak çalışacağımı, F1 Racing dergisinin Türkçe versiyonunda bir köşem olacağını veya televizyonda F1 yarışlarını sunacağımı söyleseler hayatta inanmazdım.

Hayatımdaki en büyük zevkim olan Formula 1 ile ilgili olarak profesyonel anlamda çalışıyor olduğum için, kendimi çok şanslı sayıyorum. Ama babamın çok sevdiği bir sözü belirtmeden geçmeyeceğim: ‘Şans her zaman, hazır olana gelir.’ İleride bir gün F1 ile ilgili çalışmalar yapmayı bıraksam bile, içimdeki bu tutkunun aynen devam edeceğine eminim.”

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.