Pelikancılar kimdir, nedir?

featured

Türkiye’nin gündemine 2016 yılında giren Pelikancılar, son olarak Sedat Peker’in yayınladığı videolarla konuşulmaya başladı. Peki pelikancılar kimdir, nedir? Pelikancı ne demek? Kim bu pelikancılar grubu? İşte ayrıntılar…

Pelikancılar kimdir? Pelikan adı nereden geliyor?

Pelikan grubu, Pelikan örgütü ya da Pelikancılar, Türkiye’de 1 Mayıs 2016’da Pelikan Dosyası adlı internet sitesinde yayınlanan ‘Selam Olsun!’ yazısıyla[1] ve Ahmet Davutoğlu’nun görevden ayrılmasıyla sonuçlanan süreçte adlarını duyuran bir grup. Süheyb Öğüt ve eşi Hilal Kaplan’ın yanı sıra Melih Altınok, Cemil Barlas, Fatih Tezcan, Kurtuluş Tayiz, Selman Öğüt, Haşmet Babaoğlu ve İdris Kardaş’ın grup üyesi olduğu iddia edilmektedir.

Yeni açılmış bir blog sayfasında bulunan, ayrıca Pelikan grubunun varlığını da ortaya çıkaran ‘Selam Olsun!’ adlı yazıyı; 1 Mayıs 2016’da Cemil Barlas, Merve Taşçı, Atifet Ulusoy, Elif Şahin ve Filiz Gündüz kişisel Twitter hesaplarından paylaşmıştır. Yapının merkezinde Berat Albayrak ile Turkuvaz Medya Grubu’nun başındaki ağabeyi Serhat Albayrak’ın olduğu çeşitli çevrelerce öne sürülmüştür. Bildirinin sadece Davutoğlu’nu değil devlet içerisinde görev yapan başka isimleri de hedefe koyduğu iddia edilmekte, hatta bildirinin Hakan Fidan’ı Davutoğlu’nun adamı olarak suçladığı belirtilmektedir.

Grubun eski bir üyesi olan Fırat Erez, kuruluş sürecinde amaçlarını ‘AKP’nin sosyal medya ekibinin oluşturulması’ olarak tanımlamıştır ve sosyal medyadaki yalan paylaşımların ifşa edildiğini söylemiştir. Erez’in paylaşımları basında “eski defterler açılıyor” diye yorumlanmıştır. Pelikan grubu, farklı sosyal medya hesapları aracılığı ile iletmek istediği mesajları kamuoyu ile paylaşmaktadır. Bu tip hesaplar bazıları tarafından trol hesaplar olarak adlandırılmaktadır. Zaman zaman çeşitli sosyal medya işbirlikleri ve reklamları da grup tarafından yapılmaktadır. Bunların yanı sıra, İnci Sözlük kurucusu Serkan İnci gibi bir takım kişilerin de Pelikan grubu tarafından fonlandığı belirtilmektedir.

Pelikancılar Yalısı’ndaki Bosphorus Grubu

Üsküdar’da bulunan Pelikan Yalısında faaliyet gösteren Bosphorus Global grubunun Pelikan Dosyası dışında, @gununyalanlari ve @TAM_Olsun gibi sosyal medya projelerini de ürettiği ve Berat Albayrak’ın sağladığı 1 milyon 724 bin Türk lirası ile faaliyet gösterdiği iddia edilmektedir.

Pelikan ne demek? Pelikan kuşunun özellikleri

Pelikangillerden, pembeye çalan beyaz tüylü, kanatları gri renkli, alt gagasında deriden bir kesesi olan iri kuş, kaşıkçı kuşudur.

Pelikan kuşunun özellikleri şöyledir: Erişkin pelikanlar saf beyaz ya da göz alıcı parlaklıkta pembedir. Gagasının altında genişleyebilen derimsi bir torba vardır. Ayaklarının dört parmağı da perdeli şeklindedir. Kesesinin içinde balık biriktirerek beslenirler. Koloniler oluşturarak üreyen pelikanlar genel olarak toplu olarak avlanırlar.

Yuvalarını genellikle sazlık bölgelerde ve toprak üstünde ot ve kamıştan yaparlar. Çok iyi şekilde yüzer ve uçarlar. Kanat açıklıkları üç metreye kadar ulaşabilir. Kış mevsiminde sıcak bölgelere göç ederler. Az derin sularda avlanmayı tercih ederler. Gözleri pembe yüzünde rahatlıkla görülebilecek kadar koyudur. İki ya da üç tane yumurta yaparlar. Uçuşları güçlüdür ve toplu halde sarmal bir şekilde uçarlar. Kıvrık ve kabarık tepe tüyleri en önemli ayırıcı özellikleridir. Erkekler genellikle dişilerden daha büyüktür ve gagaları da daha uzundur. Perdeli ayakları sayesinde çok iyi yüzücüdürler.

Kim bu Pelikancılar?

Yazar Fatih Şahintürk, “Pelikancılar kimdir?” sorusuna cevaben şu yazıyı kaleme almıştı:

Pelikan ekibini en son, 31 Mart 2019 tarihinde gerçekleştirilen mahalli seçimler esnasında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde oyların çalındığını iddia ederek seçimlerin yenilenmesini sağlamasıyla hatırlıyoruz. Sonuçta 30 binlik İmamoğlu farkı ikinci seçimle 800 bine çıkmıştı.

Ekrem İmamoğlu’nun İBB Seçimlerini ikinci kez kazanıp mazbatasını almasından sonra ise YSK, İBB seçimlerinin tekrarlanmasının maliyetini açıklamıştı. Açıklamaya göre seçimlerin tekrarlanmasının, yani Pelikan aklının ülkeye faturası 40 milyon 656 bin 388 lira 55 kuruş olmuştu…

Pelikan bildirisini Hilal Kaplan’ın eşi Süheyb Öğüt yazdı
Resmi olarak 7 Ekim 2015 tarihinde faaliyet geçtiğini açıklayan Bosphorus Global, adını 1 Mayıs 2016 tarihinde dolaşıma sokulan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun istifasıyla sonuçlanan ‘Pelikan Bildirisi’ adlı imzasız metni dolaşıma sokmasıyla duyurmuştu.

Her ne kadar yıllar yılı inkâr etmiş olsalar da geçtiğimiz günlerde gazeteci Fatih Dağıstanlı’nın YouTube yayınına röportaj veren Cemil Barlas, pelikan bildirisinin Süheyp Öğüt tarafından kaleme alındığını itiraf etmişti.

Gazeteciliğe Taraf’ta başlayan daha sonra Yeni Şafak’a, oradan da Sabah gazetesine geçen Hilal Kaplan’ın eşi olan Süheyp Öğüt zaten Boğaziçi Küresel İlişkiler Derneği yönetim kurulu başkanıdır.

Süheyp Öğüt ve Selman Öğüt kardeşlerin babası Salim Öğüt, 1 Kasım 2010 tarihinde konuk olduğu FETÖ’nün yayın organı Mehtap TV’nin ‘Günışığı’ programında canlı yayında kalp krizi geçirmişti. FETÖ’nün kanalında geçirdiği kalp krizi sonrasında uzun süre yoğun bakımda kalan Selman Öğüt’ün babası Salim Öğüt, 2012 yılının haziran ayında hayatını kaybetmişti.

Vefatın ardından FETÖ lideri Gülen, Salim Öğüt için Zaman gazetesinde taziye mesajı yayınlarken, o dönem Yeni Şafak gazetesinde köşe yazarı olan Hilal Kaplan’da köşe yazısında Fethullah Gülen’e teşekkür etmişti.

Pelikan Vakfı’nın dikkat çeken kadrosu: Pelikancılar kimdir?
Birçok sosyal medya hesabı, isimli veya isimsiz birçok troll hesabı kontrol etmesiyle maruf Pelikan Vakfı, yazılı/görsel ve sosyal medya merkezli olarak faaliyet gösteriyor.

Pelikan Vakfı’nın yazılı ve görsel medyadaki kalesi ise Turkuvaz Medya… Yani Sabah gazetesi, ATV ve A Haber’in çatısı altında yer aldığı medya grubu…

Zaten Sabah gazetesi başyazarı Mehmet Barlas’ın kayınbiraderi ve adı artık ‘Barlas TV’ye çıkmış A Haber’de program yapan Mecbure Canan Barlas’ın ağabeyi olan Nafiz Can Paker, Pelikan Vakfı yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyor.

Pelikan Vakfı’nın finansörünün ise sabık Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak olduğu iddia edilmişti. Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak da Turkuvaz Medya’da Başkanvekili olarak görev yapıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 Ağustos 2019 tarihinde Kuzguncuk’taki yalısında bulunan Pelikan Vakfı’nı ziyaret ederek faaliyetleri hakkında bilgi almış, burada Süheyp Öğüt, kardeşi Selman Öğüt, Hilal Kaplan, AKP İstanbul il yürütme kurulu üyesi Elif Şahin Keleş ve Taha Keleş’in yanı sıra Cumhurbaşkanlığı İletişim Danışmanı Fahrettin Altun ile birlikte poz vermişti.

Pelikan Vakfı kadrosundaki Süheyb Öğüt, Selman Öğüt, Hilal Kaplan, Elif Şahin Keleş ve Can Paker dışında Egemen Bağış, Haşmet Babaoğlu, Ersoy Dede, Melih Altınok, Cemil Barlas, Kurtuluş Tayiz, Salih Tuna, Rasim Ozan Kütahyalı, Cem Küçük, Fuat Uğur, Fazıl Duygun gibi yazılı görsel ve sosyal medyada yer alan isimler de zaman zaman Pelikan Vakfı’na yakın çizgideki yayınlarıyla dikkati çekiyor.

Pelikan Vakfı’na ve Can Paker’e yakın diğer bir isim ise Cumhurbaşkanlığı Hukuk Danışmanı Mehmet Uçum…

Gazeteci Zafer Mutlu’nun babası Latif Mutlu tarafından kurulan Bilgi Üniversitesinde uzun yıllar görev alan ve daha sonra Bilgi Üniversitesi’nden kovulan İdris Kardaş da Pelikan Vakfı kurucu koordinatörü olarak görev yapmıştı.

Kardeş Pelikan Vakfı: SETA
Gazetecileri fişlemesiyle meşhur SETA da, Pelikan Vakfı’na ‘paralel’ hizmet veren bir STK olarak dikkat çekiyor. Başkanlığını Serhat Albayrak’ın yaptığı SETA’nın Koordinatörlüğünü, Sabah gazetesi köşe yazarı Burhaneddin Duran yapıyor.
Cumhurbaşkanı İletişim Danışmanı olan ve bir dönem Sabah ve gazetesi köşe yazarı olan Fahrettin Altun da uzun yıllar SETA bünyesinde ve TÜRGEV’in vakıf üniversitesi olan İbn Haldun Üniversitesi’nde iletişim fakültesi dekanı olarak görev yapmıştı. Fahrettin Altun’un eşi Fatmanur Altun da TÜRGEV yönetim kurulu başkanıdır.

Pelikan’ın ‘İslamcı mahalle’ alerjisi
Tarikat ve cemaatlere mesafeli ve soğuk olan Pelikan Vakfı’nın İslamcı mahalleye olan alerjisi de göze çarpan bir diğer husus… Nitekim Pelikan Vakfı yönetim kurulundan Nafiz Can Paker de 15 Temmuz 2016 tarihinde yaptığı bir paylaşımda ‘İslamcıları, Türkiye’nin gelişmesi önündeki en büyük engellerden biri’ olarak göstermişti.
Yine bir dönem Pelikan Vakfı’na yakınlığı ile bilinen ve Can Paker’in yeğeni Cemil Barlas ile 1AN TV’de program yapan Cem Küçük de Mavi Marmara davasını ve şehitlerini savunanlara “Mavi Marmara manyakları” diyerek hakaret etmişti.

İsmailağa Cemaatinin ünlü hocalarından Cübbeli Ahmet Hoca da geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda “Siz ördek nedir bilmezken, biz Pelikanı teşhis etmiş, Yalı Ehli’nin ifsâdâtını çok önce söylemiş ve arkalarındaki Sabetayistlerin şerrinden uyarmıştık!” diyerek Sabetayistlerin Kapancı koluna mensup Paker ailesine dikkat çekmişti.

Kim bu Can Paker?
Pelikan Vakfı yönetim kurulu üyesi Nafiz Can Paker, 1942’de Eskişehir’de doğdu. Bugün Nişantaşı Anadolu Lisesi olarak faaliyet gösteren İngiliz Erkek Lisesi ve Robert Kolej’den mezun oldu. Yükseköğretimini Almanya Berlin’de Makine Mühendisi olarak tamamladı. 1969’da kuzeni Mihriban Paker ile evlendi. Aynı yıllarda kız kardeşi Canan Paker de Mehmet Barlas ile evlenince Barlas ailesi ile akraba oldu.

Can Paker, yedek subay olarak tamamladığı askerlik görevinden sonra uzun yıllar Henkel’de çalıştı ve Henkel Türkiye genel müdürü oldu. 2004’de Henkel’den emekli oldu.

1970’li yıllarda Ortanın Solu hareketini, Ecevit’i ve Baykal’ı destekleyen Paker, 12 Eylül sonrası eniştesi Mehmet Barlas ile birlikte Özal liberalizmini destekledi.

Beyaz Türk olmasına rağmen kendi mahallesini eleştiren ve Sabetayist mahalle tarafından dışlanan Paker, kayınpederi Memduh Paker aracılığıyla Terakki Vakfı yönetiminde uzun yıllar görev aldı. Bugün Can Paker’in oğlu Kerim Paker ile kayınbiraderi Lütfi Paker, Terakki Vakfı yönetim kurulunda görev yapmaya devam ediyor.

980’lerde TÜSİAD üyesi olan Can Paker, Halis Komili’nin TÜSİAD başkanlığı döneminde TÜSİAD yönetim kurulunda görev yaptı. Bu dönemde Güler Sabancı ile tanışan Paker, Sabancı Üniversitesi mütevelli heyetinde, Sabancı Holding yönetim kurulunda ve yine aileye ait Akbank’ta yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı.

1994’de Cem Boyner’in Yeni Demokrasi Hareketinde yer aldıktan sonra TESEV’in kuruluşuna katılan ve kurucularından olan Can Paker, 1997’de Bülent Eczacıbaşı’nın ardından TESEV yönetim kurulu başkanlığı görevini, 2015’e kadar 18 yıl boyunca sürdürdü.

Yine 2001’de ünlü Para Sihirbazı George Soros tarafından kurulan Open Society Institue, yani Açık Toplum Enstitüsü’nün Türkiye ofisinin kuruluşunda yer alan Paker, 2009’da Açık Toplum Vakfı’nın kurucuları arasında yer aldı. Açık Toplum Vakfı başkanlığı görevinden 2011 yılının haziran ayında ayrılan Paker, böylece Soros ile ilişkisini sonlandırdı.

Nisan 2013’te Çözüm süreci esnasında ‘Akil İnsanlar’ arasında yer alan ve 2015’te PODEM’i kuran Can Paker, halen Pelikan Vakfı yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyor.

Kenan Kıran’ın cambazlıkları
Akit gazetesinden kayyımlı Zaman gazetesine, oradan Sabah gazetesine transfer olan Kenan Kıran’ın ‘cımbızlı haberler’ ile Nafiz Can Paker’i koruması dikkat çekiyor.

Mecbure Canan Paker’in prenslerinden Abdurrahman Şimşek ve Nazif Karaman ile pelikanın amiral gemisi Sabah’ta ısmarlama haber yapan Kenan Kıran, Osman Kavala ve George Soros ile ilgili yaptığı haberleri 2012’den başlatarak Can Paker’in Açık Toplum ve Soros ile ilişkilerini gizliyor.

Açık Toplum Vakfı Başkanlığı’ndan istifa ederek vakıf ve Soros ile ilişkilerini sonlandıran Can Paker, vakfı 2009’da İshak Alaton, Osman Kavala ve Murat Sungar birlikte kurmuştu. Kenan Kıran da bu alanda yaptığı haberlerde 2012’den önceki tarihlerde Açık Toplum Vakfı ve Soros ilişkilerini göz ardı ederek Can Paker’i koruyor.

2011-2012 yılları arasında Can Paker aracılığıyla Soros, Açık Toplum Enstitüsü üzerinden TESEV’i fonlarken, Paker’in vakıftan ayrılması üzerine TESEV’i fonlamayı 2012’de sona erdirmişti.

Yeri gelmişken, Mayıs Haziran 2013 Gezi olayları döneminde Demirören’in Gezi olaylarına destek verdiğini ve Demirören AVM’in kaçak olduğunu Akit gazetesinde haberleştiren Kenan Kıran’ın bugün çalıştığı Sabah gazetesinin sahibi Ömer Faruk Kalyoncu’nun, Yıldırım Demirören’in damadı Haluk Kalyoncu’nun ağabeyi olduğunu da hatırlatalım…

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
2
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.